Mustafa Kemal Atatürk Edremit’te Gerçekleştirilen Törenlerle Anıldı

            İstiklal Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ebediyete irtihalinin 83. Yıl dönümünde Edremit ilçemizde gerçekleştirilen törenlerle anıldı.

 Vatandaşlarımızın derin saygı ve hüzünle eşlik ettiği törenlerin ilki Şehit Hamdibey Meydanında gerçekleştirildi. Kaymakamımız Sayın Ahmet Odabaş, 19. Motorlu Piyade ve Garnizon Komutanı Sayın Ufuk Canbey ve Edremit Belediye Başkanı Sayın Selman Hasan Arslan’ın çelenk sunumuyla başlayan törenlerde saat 9.05’te çalınan siren ile Edremit’te hayat durdu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Şükrü Tunar Kültür Merkezinde Ülkü-Muharrem Ertaş Anadolu Lisesinin hazırladığı program icra edildi. Programda konuşma yapan Edremit İlçe Millî Eğitim Müdürü Yakup Özbek Atamıza duyduğu saygı ve hürmeti şu sözlerle dile getirdi:

“Bugün, Cumhuriyetimizin banisi, Türk orduları Başkumandanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin sene-i devriyesidir. Türk milletinin en buhranlı döneminde, ye’ise kapılmadan vatan aşkıyla azmeden Büyük Muzaffer Gazi Mustafa Kemal, bizlere en karanlık gecenin bile bir sabahı olduğunu hatırlatmıştır.

            O istiklale inanmış, Türk’ün olduğu yerde çarenin bitmeyeceğini bilen bir ülkünün neferiydi. Daha çocuk yaşta yetim kaldığında bile bir an olsun ümitsizliğe düşmemişti. Çünkü en zor şartlarda bile kurtuluşa erişmenin Türk milletinin en keskin vasfı olduğunu bilmekteydi. Ona ‘Ordu yok!’ dediklerinde ‘Kurulur’ dedi. ‘Para yok!’ dediklerinde ‘Bulunur’ dedi. ‘Düşman çok!’ dediklerinde ‘Yenilir’ dedi. Biliyordu ki her sorun azimle çalışarak çözülür. Zahmetsiz rahmet olmaz, sadece bekleyerek aydınlık geleceğe kavuşulmaz. Dedem Korkut destanında der ki: ‘Oğuz’un uykusu derindir, bıçak kemiğe dayanmadan uyanmaz.’ Oğuz soylu Gazi Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabesi’nde belirttiği gibi, Türk milleti damarlarındaki asil kanı harekete geçirdiğinde her türlü zorluğu kolayca çözebilecek kudrete sahiptir.

            Mustafa Kemal Atatürk’e 5 Ağustos 1921’de Türk Orduları Başkomutanı unvanının verildiği ve Büyük Gazi’nin çok büyük ve kanlı savaş anlamına gelen Melhame-i Kübra diye andığı Sakarya Savaşı’nda, bu inancın izlerini görmek mümkündür. Nazım Hikmet’in ‘Şayak Kalpaklı Adam’ şiirinde ifade ettiği gibi Mustafa Kemal, bu inançla öylesine doluydu ki ‘Bıraksalar ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlayacaktı.’ Malumunuz ki inançsız zafer olmaz.

            Manda ve himayenin tartışıldığı günlerde Türk’ün istiklalini kimseye teslim edemeyeceğini haykıran O idi. Herkes ümitsizlik içerisinde teslim olmuşken “Geldikleri gibi giderler.” diye haykırabilecek bir inanca sahipti. Mütareke yıllarında İstiklal Şairimiz Mehmet Akif şöyle seslenmişti:

‘Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak,

Alçak bir ölüm varsa eminim budur ancak.’

Mustafa Kemal her gecenin bir fecri olduğunu biliyordu. Öğrencilik yıllarında çok sevdiği Hürriyet Şairi Namık Kemal’in dizelerine şöyle nazire yazmıştı:

‘Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,

Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.’

Çünkü Türk’ün tarih boyunca asla esir olmadığını en iyi O biliyordu. Türk yurdunda bir ocakta duman tütüyorsa istiklal için hâlâ ümitli olabilirdik. Biz esareti bilmeyen ceddin torunlarıyız. Biz zalimlerin en büyük hasmı, mazlumların umudu bir milletiz. Her şey bitti denildiğinde Ergenekon’da Bozkurtlarla dirilen bir milletiz. Mete Han, Bumin Kağan, Sultan Alparslan, Fatih Sultan Mehmet Han soylu bir millete esaret yaraşmaz. Herkes teslim olsa da Kürşat ve 40 Çerisinin nesli teslim olmaz. Mustafa Kemal’in ülküsü, kendisini tanımadığı için Rus konsolosu tarafından kırbaçlanan Er Halim’in, hiçbir günahı olmadığı halde Anadolu’yu işgal eden emperyalistler tarafından idam edilen Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal’in, Kurban Bayramı sabahı adını aldığı Hz İsmail gibi Allah yolunda şehit düşen İsmail Enver Paşa’nın ülküsüdür. Bizler bu istiklal ülküsü yolunda şehit düşmekten kıvanç duyarız.

            Bizi küffarın esaretinden kurtaran Türk’ün Başbuğu Gazi Mustafa Kemal’e selam olsun. Selam olsun gök gözlü Bozbörüye, selam olsun Türk’ün, Türkistan’ın son büyük hakanına. Selam olsun Mustafa Kemal’in ordusunda vatan için can alan, can veren Türk askerine.

            İstiklalin kıymetini bileceğiz, senin yaptıklarını bir gün bile unutmayacağız. Banisi olduğun Büyük Türkiye Cumhuriyeti’ni bize buyurduğun üzere ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğiz. Kabrin nur olsun, mekânın cennet olsun. Adın bin yaşasın Mustafa Kemal, bizde hakkın çoktur. Hakkın bize helal olsun. Biz senden razıyız, Cenab-ı Bari de senden razı olsun.”

            Programın ardından görevli öğretmen ve öğrencilerimizi kutlayan Edremit Kaymakamı Sayın Ahmet Odabaş, törenin ardından programa katılan misafirleri selamlayarak Şükrü Tunar Kültür Merkezinden ayrıldı. Bizler de bir kez daha Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmet ve minnetle anıyoruz. Bizlere bıraktığı Türkiye Cumhuriyetini ilelebet muhafaza edeceğimize söz veriyoruz.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.