Körfezexpres
20.Şubat.2018
Bu haber 3849 defa okundu.

Edremit Körfezi’nin en verimli topraklarına sahip olan ve yeşilliği ile tanınan Burhaniye ilçesine katkı sağlayacak bir botanik park yapılabileceği dile getiriliyor.

Çok eski yıllarda yemyeşil bir Burhaniye ve Ören vardı. Plajlarında iğde ağaçları, söğüt ağaçları, ayıt ağaçları ve daha nice çeşit ağaç ve bitkiler vardı. Bugün ise ilk olarak evlerin bahçelerinde ki tulumbalar kapatılırken, artezyenler ise kurutuldu. Çocukluğu ve gençlik yılları Ören ve İskele Mahallesi’nde geçen, Burhaniye tarihini çok iyi bilen Halil Çakır, bugün Almanya’da yaşıyor. Eski günlerin özlemi ile Burhaniye, Ören ve İskele’yi anlatmış ve sonuna şunu eklemiş. Kaybettiğimiz değerleri bir botanik park yaparak yaşatmalıyız. Halil Çakır’ın yazısında dile getirdiği konulara katılmamak mümkün değil. Plajlarımızın simgesi olan iğde ağaçları ve söğüt ağaçlarını dikmek ile başlatılacak hamle sonrasında botanik park girişimi başlatılması için bütün çevrecilerin gönül birliği yapmasının yeterli olacağı ifade ediliyor. Yapılacak olan botanik parkın, Burhaniye ve Ören’in geçmişinde ki güzelliğini yaşatacağı, yeşile ve yeşil alana önem veren Burhaniye Belediye Başkanı Necdet Uysal’ın bu konuda sunacağı olumlu bir yaklaşımın asla unutulmayacağı ifade ediliyor.
Değerli büyüğümüz Halil Çakır’ın yazısı şöyle başlıyor; “Değerli çevre dostları...
Doğamızı günden güne kaybediyoruz. Biraz sesimizi duyurmaya kalksak, karşı çıkmaya kalksak, ‘Hain’ damgası hazırda bekliyor. ‘Ah nerede o eski günler’ diyen sessiz çoğunluk; sessiz kaldığı sürece kederlenmeye devam edeceğiz. O zaman bir şeyler daha yazayım...
Eskiden Burhaniye Ovası’nın her yerinde artezyen denilen su kaynakları vardı. Bunlar çok basit şekilde toprağa çakılan borular (kimi yerde 5 metre, kimi yerde 15 metre) ve bu borulardan fışkırırcasına çıkan sular. Yaz-kış akardı. Kışın ihtiyaç az olduğu için, Belediye ses yayın sisteminden anonslar ile, ağızlarının kapatılması istenir, boşa akması önlenirdi. Hele İskele Mahallemizde, sokaklarda veya evlerin bahçelerinde ‘Eğri boyun’ denilen bu su kaynakları çok sayıdaydı. Bu güzellikler zaman içinde yok olup gittiler. Çünkü her geçen gün daha derine inen su kuyuları ve gelişen teknoloji ile bu derindeki katmanlardan çıkarılan daha çok su yüzeydeki suları tüketti. Günümüzde derin su pompaları ile 500-1.600 metre arası derinlikten su çekilebiliyor. Sahile yakın bazı kesimlerde tarlaların kuyularından deniz suyu gelmeye başladı. Yakın bir gelecekte içme suyu sorunu yaşayacağız.
Sözünü ettiğim bol sulu günlerde Ören’in etrafında 4 -5 tane ‘patlak’ denen su kaynağı vardı. Bunlar yerden kendiliğince doğal olarak çıkar, küçük derecikler halinde ilerlerdi. Ören’in sağ ve sol taraflarında bu sulardan oluşan iki tane göl vardı. Biri bu gün Ada Motel’e giden yolun sol tarafında, Coşkun Sitesi’nin bir bölümünü kapsayacak şekilde; diğeri ise Yaşam Motel’in yan tarafında şimdiki restoran binasının olduğu yerde idi.
Bu göllerde Tatlı su kaplumbağaları, kurbağalar, küçük balıklar yaşar; çevresinde ise sazlar, söğüt ağaçları, yılgın ve kovalık dediğimiz bitkiler bulunurdu. O su kaynakları yok oldu gitti. Gölleri ise sivrisinek yapıyor diye doldurarak kuruttular... Sivrisinekten kurtulmanın bizim millete özgü bir yolu. Hani birisi boğazına kaçan sinek için ağzını sheltox ile ilaçlamış ya onun gibi bir şey. Sinek de ölmüş, kendi de. Göller kuruyunca içindeki canlılar ve civarındaki bitkiler de yok olup gitti. Çok acı bir gerçek var. Anlayana tokat gibi geliyor. Yasam Motel’in yanındaki gölün son şahitleri. Restoran binasının dış tarafında 1 metre eninde, 3 metre uzunlukta ve 50 cm derinlikte bir kanal veya su birikintisi var. İçinde 30 - 40 tane kaplumbağa yaşam savaşı verirdi. Onlar da yok artık...
Bunların yanı sıra Ören’e özgü bitkilerden ayıt da yok olup gitti. Hani çocukluğumuzda macuncunun, macunu doladığı ıtır kokulu çomak parçası. Yabani asma, arap saçı, acı filiz (Kuşkonmaz) cici bici, deve dikeni, çakırdikeni, ısırgan, turp otu, böğürtlen, akıllı kargı (Uçurtma yapardık) hiç biri kalmadı. Nerede çağla yediğimiz badem ağaçları...
Diyorum ki Belediyemiz küçük bir botanik parkı kursa, yöreye özgü bitkileri burada yetiştirip korusa, kötü mü olur? Günlerden bir gün çocuklarımıza o yaşanmışları anlatsak...
Deniz kıyılarına gidersek; ince yıldız, kum yengeci, küçük kırmızı yosun kurdu, mamun, sülüne, teke, çıra balığı... Gecenin geldiğini haber veren çakal ulumaları... Bir deyim vardır. İnsan hayal ettiği müddetçe yasarmış. Bizim ömrümüz uzun olacak anlaşılan.
Dün rüya, yarın hayal, ne varsa bu günde var cancağızım…”
Çocukluğu ve gençliği Burhaniye’de geçen birçok kişi bu yazıyı okuduğunda tahmin ediyoruz ki o yıllara gitti. Belediye Başkanı Necdet Uysal’ın bu yazıyı okuduğunda, yıllarını Burhaniye’de geçirmiş ancak yaşam şartları için ayrılmak zorunda kalanların olduğu kadar, tatil için gelenleri de zaman tüneline götürecek bir botanik park yapılması için talimat vereceği tahmin ediliyor.


Haber Yorumları
64x64

21.04.2018
Habere Yorum Bırak
Güvenlik Kodunu Giriniz

N7F2

Haber İhbar



KÖRFEZEXPRES Künye

Sahibi

Orhan TÜFEKÇİLER

Genel Yayın Yönetmeni

Orhan TÜFEKÇİLER

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

Şenol TORLAK

Webmaster

Ekrem GÖKÇE

Mail

korfezexpres@gmail.com

Tel

0545 280 38 28