Körfezexpres
25.Kasım.2020
Bu haber 125 defa okundu.

Burhaniye Emek ve Demokrasi Güç Birliği Kadınları, Kent Konseyim Kadın Meclisi ve Bağımsız Kadın Platformu üyeleri 25 Kasım kadına yönelik şiddet gününde basın açıklamalarını Cumhuriyet Meydanına yoğun katılım ile gerçekleştirdiler.

Basın açıklamasını Pervin Çağlayan okudu açıklamada Kadına yönelik şiddete karşı bugün Avrupa’dan Afrika’ya, Amerika’dan Asya’ya, Latin Amerika’dan Ortadoğu’ya kadınlar evde, sokakta, iş yerinde yaşanan şiddeti protesto ediyor, seslerini duyurmak için alanlara çıkıyor. Bizde buradan tüm dünyadaki kız kardeşlerimizle beraber ses veriyoruz, şiddete karşı isyanımızı haykırıyoruz.
İsyandayız çünkü; dünya genelinde her gün en az 137 kadın, en yakınındaki erkekler tarafından öldürülüyor
İsyandayız çünkü; her üç kadından biri yakın aile fertlerinden biri ya da eski eşi tarafından fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalıyor
İsyandayız çünkü; her yıl 12 milyon kız çocuğu zorla evlendiriliyor ve milyonlarca kadın sıradanlaştırılan erkek şiddeti tehdidiyle yaşamaya zorlanmaya devam ediyor
OECD ülkeleri içinde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri sıralamasında birinci durumda olan ülkemizde, erkek şiddeti her gün daha da vahşileşirken kadınlara, LGBTİ+lara yönelik şiddette ve çocuk istismarında cezasızlık özel bir politika olarak uygulanıyor. Eril yargı kararlarıyla birleşen iktidarın kadın düşmanlığı, şiddet faillerini cesaretlendirmeye devam ediyor.
Devletin tüm olanakları şiddeti önlemek için seferber edilmesi gerekirken, infaz düzenlemeleriyle failler pandemi koşullarında hiç bir önlem alınmadan evlerine gönderiliyor. Kadınları şiddete karşı koruyan yasalar esnetiliyor, sığınma evlerine erişim zorlaştırılıyor. Kayyumlar marifetiyle gasp edilen belediyelerin kadın birimleri kapatılıyor. İstanbul sözleşmesi ve 6284 gibi yaşam güvencemiz sayılabilecek kazanımlarımız yok edilmek isteniyor.
Kadın cinayetlerinin 59' u eski kocakoca, 20' si erkek akraba, 16' sı eski sevgilisevgili tarafından işlenirken şiddete karşı savunmasız bırakılmamız için, nafaka hakkının gaspı, arabuluculuk gibi hazırlıklarla boşanmaların önlenmesinin hesapları yapılıyor.
Biz kadınlar yaşadığımız her türlü erkek-devlet şiddetinin karşısında birlikte mücadele ederek ve birbirimizle dayanışarak kazanacağımızı biliyoruz. Yılmadan ve bıkmadan yıllardır söylediğimizi buradan bir kez daha haykırıyoruz; ''kadına yönelik şiddet münferit değil, politiktir'' ve bu şiddeti önlemenin en önemli yolu toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaşamın her alanında sağlanmasından geçer. Şiddeti önlemenin yolu İstanbul sözleşmesinin tüm maddeleriyle birlikte hayata geçirilmesinden, caydırıcı yargı kararlarından, yeterli sayıda sığınma evinin açılmasından geçer. İktidarların şiddeti besleyen gerici, militarist, kadın düşmanı ayrımcı politikalarından vazgeçmesinden geçer.
Tüm bunların hayata geçirilmesinin tek yolu da kadın mücadelesinden ve kadın dayanışmasından geçer. Bugün çok daha güçlü ve çok daha örgütlü olarak hayatlarımıza ve haklarımıza sahip çıkıyor ve yaşamlarımızı savunmak için sokaklara çıkıyoruz
Sokaklardayız çünkü; pandemi fırsatçılığıyla kazanımlarımız yok edilmek isteniyor, sermayeyi gözeten salgın tedbirleri bizi daha da yoksullaştırıyor, emeğimiz üzerindeki sömürü katmerleşiyor.
Sokaklardayız çünkü; pandemi koşullarında derinleşen ekonomik kriz varolan cinsiyet eşitsizliğini derinleştirirken artan kadın işsizliği ve yoksulluğuna dair hiç bir önlem alınmıyor. BM verilerine göre Türkiye' de pandemi sürecinde erkeklere göre işini kaybeden kadınların oranı 32 daha fazla oldu. Kadınların ücretsiz izin kullanım oranı erkeklerden 42, ev içi iş yükü artışı ise 65 daha fazla. Sağlık alanı başta olmak üzere pandeminin etkilediği kadın emeğinin yoğun olduğu sektörlerde ağır iş yükü altında çalışmak zorunda kalan kadınlar bakım hizmetlerinin paylaşılmasını önceleyen, sosyal devlet sorumluluklarının yerine getirilmemesi nedeniyle hem evde hem işte bitmeyen mesai içerisinde tükeniyor.
Sokaklardayız çünkü; bakım sorumluluklarıyla birlikte ev içinde artan iş yükü cinsiyetçi iş bölümünü belirginleştirirken kadınları koruyan ve güçlendiren uygulamalar yerine esnek çalışma modeliyle bizi düşük ücretlerle güvencesiz, örgütsüz çalıştırmanın, ücretli-ücretsiz emeğimizi daha da değersizleştirmenin yolları aranıyor.
Yaşadığımız bu deneyimler haklarımıza, kazanımlarımıza ve mücadelemize her zaman olduğundan daha çok sahip çıkmamız gerektiğini gösteriyor.
Kadınları erkeğe, sermayeye ve devlete daha da bağımlı hale getirmek için her türlü krizi fırsata çevirmenin hesabını yapanlardan hesap sormak için sokaklardayız
Emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz üzerindeki karar bizimdir demek için sokaklardayız
Sermayeye, ranta, savaşa aktarılan bütçe hakkımıza sahip çıkmak için sokaklardayız
Fetvalarıyla ne giyeceğimizi, ne söyleyeceğimizi, nasıl yaşayacağımızı buyur ederek bize sınır çizenlere karşı sokaklardayız
“İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” demek için sokaklardayız
Her türlü yasağa ve baskıya rağmen ''Susmuyoruz, Korkmuyoruz, İtaat Etmiyoruz'' demek için sokaklardayız
Binbir emekle elde ettiğimiz kazanımlarımıza ve haklarımıza sahip çıkmak için sokaklardayız
Bir kişi daha eksilmemek için sokaklardayız
''Ev işi kadın işidir'' diyen sısteme karşı bakım hizmetlerinin toplumsallaştırılması için sokaklardayız
İşsizliğe, yoksulluğa, güvencesizliğe, gericiliğe, tacize, tecavüze, istismara, katliamlara ve savaşlara karşı YAŞAMIMIZI SAVUNMAK İÇİN sokaklardayız
Hakkımız olanı ancak örgütlü mücadele edersek alacağımızı, evde, işte, sokakta, okulda ve yaşadığımız her yerde mücadeleyi büyütürsek kazanacağımızı biliyoruz ve vazgeçmiyoruz
Kadınlar olarak diyoruz ki;
Erkek egemen şiddete itaat etmeyeceğiz
Kadınız, varız her yerde var olacağız dendi.


Haber Yorumları
Bu Haberde Yönetici onayı bekleyen 0 Yorum var.
Habere Yorum Bırak
Güvenlik Kodunu Giriniz

E1W5

Haber İhbar



KÖRFEZEXPRES Künye

Sahibi

Orhan TÜFEKÇİLER

Genel Yayın Yönetmeni

Orhan TÜFEKÇİLER

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

Şenol TORLAK

Webmaster

Ekrem GÖKÇE

Mail

korfezexpres@gmail.com

Tel

0545 280 38 28