Körfezexpres
29.Ağustos.2019
Bu haber 91 defa okundu.

Körfez Kadın Dayanışması Kırıkkale’de kocası tarafından öldürülen Emine Karabulut ve diğer kadın cinayetlerine dikkat çekmek için Burhaniye Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.

Burhaniye Cumhuriyet Meydanı’nda Körfez Kadın Dayanışması tarafından yapılan basın açıklamasına Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, Belediye Meclis Üyeleri, STK’lar ve vatandaşlar da destek verdi.
Basın açıklamasını Körfez Kadın Dayanışması adına Leyla Küçükçetin okudu. Basın açıklamasında “Bir kadının, Emine Bulut'un, Kırıkkale'den yükselen ölmek İstemiyorum çığlıydı hepimizin kanını donduran. Anne lütfen Ölme diyen 10 yaşındaki kızının gözleri önünde boşandığı kocası tarafından boğazı kesilerek öldürülen Emine'nin akan kanıyla boğulduk hepimiz. Sessizce, seyircisi bol, tanıklık etmekten korkan İnsanların gözleri önünde, bir kadının ölümüne tanıklık etti Türkiye yine. En katı vicdanların bile artık bir şeyler yapmalı aşamasına geldiği kadın ölümlerinde, Emine Bulut'un ölümüyle en çok yitirdiğimiz insanlığımızdan utandık bir kez daha.
Öldürmeden önce eski eşine çektiği son mesajda Gider paşa gibi yatarım, diyen eski koca aslında kadın cinayetlerinde katillerin ruh hallerini de ortaya koymakta. Yapanın, yaptığının yanında kar kaldığı bu adaletsiz ortamda, hapishanelerde kader mahkumu sıfatıyla volta atan bu paşa katiller, toplumda ne yazık ki karşılık buluyorlar.
Medya bir taraftan kadın ölümlerini habere değer görmez iken, bir taraftan da kadın cinayetlerini neredeyse örnek, model haline getirmekte, Haketmiştir vurgusunu bir şekilde kullanan erkek egemen diliyle kadın cinayetlerini kamu vicdanında içselleştirmektedir. Magazinleştirilerek sansasyonel haberlerle kadın beynine gönderilen ana mesaj Bana boyun eğeceksin, buna mecbursun, yoksa ölürsün, olmakta ve asıl mesele de kadını ölüme razı etmekle başlamaktadır.
Güldünya'yı hatırladınız mı? Hani tecavüze uğrayıp hamile kaldığı gerekçesiyle aile kararıyla öldürülen, Canım abim vurma beni Bu dünyadan alma beni Dökülür mü kardeş kanı? diyen.... Özgecan'ı unutmak mümkün mü? Mersin'de bir dolmuşçu tarafında öldürülüp yakılan... Boğazı testereyle kesilen Münevver Karabulut’u ve Konya'da üç çocuğunun gözleri önünde öldürülen Tuğba. Hakkında uzaklaştırma kararı alınan ve pişman olmadığını namus için pişman olunur mu? diyerek olayı yine namusa, kadın bedenine bağlayan bir koca. ölmek istemeyen ama öldürülen binlerce kadından sadece bir kaçı bu saydıklarımız. Ya adını bilmediğimiz, duymadığımız diğerleri...
Kadın Cinayetlerine karşı diş ile tırnak ile mücadeleyi sürdüren biz kadınlar, kaç kadının öldüğünü ve anneleri gözlerinin önünde öldürülen çocukların yaşadığı travmayı ve hayatına nasıl yansıyacağını sorgulamanın yanı sıra, bundan sonraki sürece odaklanmalıyız. Kadınların toplumsal cinsiyet eşitliğine dair tüm kazanımlarının ellerinden alınmaya çalışıldığı bir dönem yaşıyoruz. Uygulanmayan İstanbul Sözleşmesini, kadının aldığı nafakaya göz dikenleri, kadına şiddete karşı uygulanmayan yasaları, boşanmayı engellemeye yönelik girişimleri konuşmalı ve tartışmalıyız.
Bugünkü iktidarın kullandığı söylem dili sayesinde ne yazık ki şiddetle sonuç alan bir toplum olduk.
Kadın ölümlerinde, caydırıcılığa ve toplumsal rehabilitasyona hizmet etmeyen haksız tahrik ve iyi hal indirimi olmamalı, sanığın anlatımlarının verilecek cezada bir hükmü olmamalıdır. Uzlaştırma ve arabuluculuk yöntemleri, kadının etkisizleştirilmesi ve şiddete rıza göstermeye zorlaması açısından kadına karşı şiddet davalarında uygulanmamalı, emsal ve belirleyici kararlar alınmalıdır.
Kadınlar ölmek istemiyor Körfez Kadın Dayanışması olarak, davalarda bizim tarafımız bellidir. Ancak baroların kadın komisyonları ve STK lar da tüm kadın cinayeti davalarında artık etkin müdahil olmalılar.
Devlet ve yasa koyucular kadın cinayetleri ile ilgili, kadınlar daha fazla ölmeden, etkin önlemler almalıdır. Bu ülkede kimyasal ve fiziksel hadım değil, kadının öldürülmesine yönelik zihinsel hadıma ihtiyaç var. Her gün üç kadının öldürülmesinde bu zihinsel dönüşümü sağlamayan ve bu konuda gerçek iradeyi kullanmayan hükümet sorumludur.
6284 Sayılı Kadını Koruma Kanunundaki kadına tanınan haklar hukukçular, sivil toplum kuruluşları ve ve platformlarca anlatılmalı, kadın bilinçlendirilmelidir.
Belediyeler nüfus yoğunluğuna bakılmaksızın kadın sığınma evleri ve merkezler açmalıdır. Kadının insan hakkını korumak için, muhtarlıklardan başlayan çalışmalar olmalı, kurulacak Halk Meclislerinde kadına dair çalışmalar başlatılmalıdır.
Biz kadınlar, İstanbul Sözleşmesi kaldırılsın diyen güruhlara karşı, kadına yönelik şiddete karşı bağlayıcılığı olan Türkiye'nin de ilk imzacı olduğu bu sözleşmenin uygulanması konusunda ısrarcı olmalıyız. Aile içi şiddetle ilgili olarak her türlü şiddetin önlenmesi, kadınların her türlü şiddetten korunması, kadınlara yönelik şiddetin faillerinin kovuşturulması, yargılanması ve cezalandırılması İçin hazırlanmış İstanbul Sözleşmesiyle tarafların gerekleri yerine getirilip getirilmediği denetlenmekte, devletlerin kadına yönelik psikolojik şiddet, ısrarlı takip, fiziksel şiddet, tecavüz, zorla evlendirme, kadın sünneti, kürtaja zorlama, zorla kısırlaştırma, tecavüz ve taciz dahil cinsel şiddet olmak üzere şiddetin tüm türlerine dair yükümlülükleri yerine getirmeleri istenmektedir.
İstanbul Sözleşmesi feshedilsin diyenlere,
6284 Sayılı Kanun yürürlükten kaldırılsın isteyenlere,
Kadınları şiddet gördüklerinde başvurabilecekleri mekanizmalardan yoksun bırakmak isteyenlere, Kadın istihdamını arttırıcı politikalar geliştirmek yerine kadınların nafaka hakkına göz dikenlere, Şiddeti, tacizi, tecavüzü, çocuk istismarını engellemek yerine kadınların kazanılmış haklarını ellerinden almaya çalışanlara söyleyeceğimiz son sözümüz Emine Bulut'un dediği gibi; ‘Biz Ölmek İstemiyoruz.’
Kadın mücadelesinde bir olarak, birlik olarak, direnerek yaşayacağız. Çocuklarımız bize Anne Lütfen Ölme diye yalvarmayacak” dedi.



Haber Yorumları
Bu Haberde Yönetici onayı bekleyen 0 Yorum var.
Habere Yorum Bırak
Güvenlik Kodunu Giriniz

N7F1

Haber İhbar



KÖRFEZEXPRES Künye

Sahibi

Orhan TÜFEKÇİLER

Genel Yayın Yönetmeni

Orhan TÜFEKÇİLER

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

Şenol TORLAK

Webmaster

Ekrem GÖKÇE

Mail

korfezexpres@gmail.com

Tel

0545 280 38 28