Körfezexpres
25.Ağustos.2019
Bu haber 121 defa okundu.

30. Burhaniye Turizm, Kültür ve sanat Festivali etkinliklerinde Burhaniye’de vatandaşlar ile buluşan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ ve Yeniçağ Gazetesi yazarı Ertuğrul Kalafat Suriye ve Türkiye üzerinde oynanan oyunları vatandaşlar ile paylaştı.

Burhaniye İskele Limanda söyleşi yapan Özdağ ve Kalafat’ı çok sayıda vatandaş pür dikkat dinledi. İlk sözü alan Yeniçağ Gazetesi yazarı Ertuğrul Kalafat, Bundan yaklaşık 3-4 yıl önce Azerbaycanlılar bir film yapmıştı. Emir Timur adında. Ben bu filmi izledim. Bizim pek tarih kayıtlarında bulunmaz her ne hikmetse. Filmde Emir Timur ordusu ile birlikte İran’a giriyor orayı zapt ediyor. Sonra bu gün Suriye dediğimiz yere geliyor. Tabii o zamanlar başka halklarda var. Bu günkü coğrafya gibi değil. O zamanın insanları “ Ya Timur sen burayı yakıp yıkma. Burası medeniyetler şehri. Ne istiyorsan verelim derler. Bunun üzerine Timur’a altın hazineden yakutlar, paralar teklif edilir. Ondan sonra işte bulundukları bölgenin en güzel cariyelerini Timur’a takdim etmek isterler. Timur’da burada yanındakiler ile görüşür ve sizi bağışladım, azad ettim der. Ondan sonra gece Timur, Timur dediğimizde Yıldırım Bayazıd ile 1402’de Ankara’nın Çubuk ovasında çarpışan Timurlenk. Timur bir rüya görür. Rüyada kan ter içerisinde kalır, hışımla yanındaki komutanlarını çağırır. Suriye’yi yakıp yıkın der. Komutanlar Timur’un emirlerini yerine getirir ve o bölgeyi yakıp yıkarlar. Daha sonra Timur’la konuşan o bilim adamları “ Ya Timur sen emir adamsın, söz verdin. Sözünden niye döndün diye sorarlar” Timur derki; evet ben sözümden döndüm. Ama benim sözümün üzerinde bir söz varmış. Yani gece gördüğü rüyada, “Tanrı bana dedi ki, bir millet ki malını, mülkünü, hazinesini, kendisine savaşmaya gelen düşmana teslim ediyorsa, namusunu, ırzını, teslim ediyorsa orayı yık Timur bana dedi. Timur’un burada vermek istediği mesaj vatan duygusudur. Maalesef vatanına sahip çıkamamışlardır. Tarihten bu günkü sürece kadar. Bakın Suudi Arabistan bile Amerika Birleşik Devletlerinin kuklasıdır. Ortadoğu’daki kuklasıdır. Diğer küçük Arap ülkelerini tamamen sömürmektedir ABD. Kral Hüseyin ile birlikte kılıç kalkan oynamaktadır. Oysa, bir hadisi Şerifimiz vardır. Vatan sevgisi imandan doğrulmuştur. Ama bizim buralara gelen Suriyeliler gençler şunu söylüyorlar. “Biz enayimiyiz. Niye gidelim oralarda ölelim” diyorlar. Bur da her şey güzel diyorlar. Hava güzel, nargile güzel, tütün güzel. Çok sevmişler Türkiye’yi buradan gitmek istemiyorlar. Çanakkale’de şehit olanlar, İstanbul Üniversitesinin öğrencilerinin tamamı şehit olmuş. Öğretmenler, subaylar tamamı şehit olmuş. Sonra seferlik ilan ediliyor. Asker yaşı ortalaması 15 yaşa kadar iniyor. İşte hey onbeşli onbeşli, Tokat yolları taşlı, kızların gözü yaşlı. Çanakkale savaşına Ali isminde bir çocuğun saçında kına yakmış annesi. Komutanı sorar. Bu kınayı niye yaktın der. Bilmiyorum annem yaktı der. Ama arkadaşları güler. Bu konuyu annesine sorar. Tabi annesi buna bir cevap yazar ama mektup geldiğinde Ali Şehit olmuştur. Komutanı mektubu alır okur. Annesi “evladım, bizde kurbanlık koça kına yakılır, gelin olana yakılır. Askere yakılır. Sen oraya gittin vatana kurban olasın diye senin saçına kına yaktım. Bu duygu sadece Türk milletinde vardır. Arap coğrafyasına bakın. Vatan duygusu yoktur. Milliyetçilik hiç yoktur bunlarda. Gelişmiştir ama bu gün Suriye’ye baktığınızda 5 milyon insan göç etmiştir. Bu 5 milyon insan bizim ülkemizin demokratik yapısını bozmuştur. İçişleri bakanımız diyor ki biz bunlara bakmak zorundayız. Hayır efendim, siz bunlara bakmak zorunda değilsiniz. Bunlar geçici konuk statüsünde gelmişler. Mülteci değil. İnsanları kandırmayacaksınız. Yani Suriye’de durum düzelince, her şey süt liman olunca, eğer Türk devleti isterse bunların hepsini geri gönderebilir. Ama mevcut siyasi iktidar bunu istemiyor. Ülke bunlarla dolsun, farklı etnik kökenliler olsun, gelecekte Türkiye’yi bir mozaik cenneti yapalım. Arap, Kürt, Afgan böyle bir zemine hazırlık yapalım. İleride bir federasyon yaparız çalışmalarını yapıyorlar. Bu gün bunların yapmak istedikleri bu, Kerkükte bunu yaptılar, bur da yapmak istedikleri budur. Türk devletinin ileriye dönük hiçbir planı yok. Bundan 20 yıl önce Kuzey Irakta kurulacak bir Kürt devleti savaş nedeniydi. Milli Güvenlik belgeselinde, bu gün oturup Barzani ile kahve içiyoruz, cümbüş yapıyoruz. Neredeyse Barzani ile kanka olduk. Bizim burada Türk Milleti olarak kendi demokratik yapımızı korumak zorundayız. Bu bizim Anayasal hakkımızdır. Bunu bizim elimizden kimse alamaz. Hukuk profesörleri de aynı şeyi söylüyor. Öncelikle kendi insanınızın varlığını korumakla, onların mevcudiyetini muhafaza etmekle yükümlüsünüz. Başkalarını beslerken kendi insanınızı aç bırakamazsınız. sizin devletliğiniz kalmaz. Diyerek sözlerini tamamladı.
Daha sonra İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ konuşmasına başladı. Suriyeli mülteciler hakkında ki konuşmasında Ümit Özdağ şunları söyledi. Ülkemizin bir çok ağır sorunları var. 2002 yılında iktidara gelen AKP, bu sorunları daha da ağırlaştırdı. Ortaya daha önce bu coğrafyada hiç yaşamadığımız sorunlar da çıkardı. Bir milli birlik sorunu yaşıyoruz, Erdoğan 2002 yılından bu güne kadar yaptığı her konuşmada toplumu etnisite, mezhep, siyasal parti, fay hatları üzerinde birbirine yabancılaştırdı ve düşmanlaştırdı. Bu 17 seneden bu yana devam eden gerilim politikaları neticesinde Türkiye’de hiç yaşamadığımız bir milli birlik sorunu yaşıyoruz. İnsanlar birbirlerine yabancılaştılar, oysa Anadolu gibi, tarihin en zor coğrafyasında yaşabilmek için Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi milli birliğe ihtiyacımız. Her türlü cephe çözülebilir, ama ilk cephe çözülmezse millet ayakta kalır. Bermuda şeytan üçgenini duymuşsunuzdur. Gemiler, uçaklar kayboluyor ama nedeni bilinmiyor. Anadolu’da bir çeşit Bermuda şeytan üçgeni. Bu üçgende gemiler ve uçaklar değil ama, milletler, devletler yok olmuştur tarih boyunca. Anadolu coğrafyasında kesintisiz olarak yaşayabilen bir millet varsa o da Türk Milletidir. Onun dışındaki bütün devletler, bütün milletler arkeolojik eser haline gelmiştir. Biz Türk milleti olarak Anadolu’da ki varlığımız bin yıldır sürdürmeyi milli birliğimize beraberliğimize borçluyuz. İktidar da hangi parti olursa olsun, Türkiye’yi yönetenler bilmelidirler ki, Türkiye’nin yarısını millet, diğer yarısını zillet olarak kabul ederlerse bu coğrafyada ayakta kalamayız. Bu coğrafyada yaşayan herkes büyük Türk Milletinin evladıdır ziyniyeti ilebu coğrafyayı, bu milleti yönetirsiniz. AKP iktidara geldiğinden itibaren değişik terör örgütleri ile masaya oturdular. Dahası işbirliği yaptılar. Fetö terör örgütüolduğu Milli Güvenlikte zabıtlara geçtiği halde 2014’e kadar TSK’ya, Mit’e, Polise, Jandarmaya karşı devletin bütün kurumlarına karşı ve diğer siyasi partilere karşı Fetö’yle işbirliği yaptılar. Fetö ne istediyse verdiler. Onun için Erdoğan “Allah beni Affetsin” diyor ya. Bir taraftan PKK ile masaya oturdular. Öcalan’la İmralı’da yeni anayasa çalışması yaptılar. Türkiye’nin kurumları ağır tahribat görmüştür. Başta TSK olmak üzere bu coğrafyada yaşamak için çok güçlü bir silahlı kuvvetlere ihtiyaç vardır. Türkiye’nin 3. Ağır kriz 2002’den buya sürdürülen beton ve rant ekonomisi sonucunda Türkiye’nin gelmiş olduğu ekonomik ve finansal en ağır krizidir. Bütün ekonomik krizlerde şöyle bir aşağı iniş, sonra yukarı çıkış vardır. Daha ne kadar sürecek bilinmiyor, ufukta umut gözükmüyor. Bu 3 kriz Türkiye’nin sırtında büyük yük olarak duruyor. Bundan daha ağır krizlere gidiyoruz. 4. Kriz yaşıyoruz. İlk kriz haçlı seferleriydi. 210 sene sürdü haçlı seferleri. 1071’de Anadolu’ya girdik,1095’de ilk haçlı seferi başladı. Amaç Türkleri Anadolu’dan çıkartmaktı. 1083 yılında Türk ordusu İstanbul’da Dragos çayında idi. Ve İznik Anadolu Türk Devletinin başkentiydi. 7 büyük seferi bu millet göğüsledi ve Anadoluya gömdü. 2. Tehdit ise Türk Milletini Anadolunun gerilere çekmekti. Devletimiz yenildi. Bir Türk devletine yenildi. Ne oldu fetret devrine girdik. Bu 10 yıl içerisinde Avrupa’nın birleşemesi ve büyük bir taarruz gerçekleştirememesi sonucu aşıldı. 3 büyük tehdit ise Mondoros anlaşması sonrası ortaya çıkan durumdur. Allahın Türk Milletine hediyesi olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde İstiklal harbimizle Anadolu’daki bu saldırıya direnç gösterdik ve Emperyalizmi Anadolu’ya gömdük. Bu günkü tehdit te bu kadar büyük.
TÜRKİYE’DE HER 20 KİŞİDEN BİRİ SURİYELİ
Emperyalizmin Suriyelilerin Türkiye'de kalmasını istemesinin nedenlerinden biri gelecek on yıllarda Türkiye'de bir Kürdistan kurmak için çıkarılacak iç savaşta Suriyeli sığınmacılardan istifade etmektir. dedi. , Suriyeli sığınmacıların Türkiye'de kalmasının Türkiye'nin birliği için en büyük tehdit olduğunu savundu. Türkiye'de yaşayan her 20 kişiden birinin Suriyeli olduğunu ifade eden Özdağ, 3,8 milyon Suriyeli bulunduğunun söylendiğini, aslında bu rakamın 5 milyona yaklaştığını öne sürdü. Suriyeli nüfusunun 2040'ta 7,5 milyon olacağını, bunun her 13 kişiden birinin Suriyeli anlamına geldiğini aktaran Özdağ, Suriyeli nüfusunun Türk nüfusundan daha fazla arttığını belirtti. Özdağ, Suriyelilere vatandaşlık verildiğinde aileleri Suriye'de veya başka bir ülkede olanlara da ailelerin birleştirilmesi adı altında vatandaşlık verileceğini iddia etti. Neden batı dünyası Suriyelilerin Türkiye'de kalmasını istiyor? Neden Soros, ABD, AB Suriyeli sığınmacıların Türkiye'ye yerleşmesi için çalışıyorlar? diye soran Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: Suriye'den özellikle de kuzey Suriye'den 3,8 veya 5 milyon Suriyeli'nin Türkiye'ye taşınması, ilk aşamada onların boşalttıkları yerin PKK'nın eline geçmesini, orada bir PKK'istanın kurulmasını kolaylaştırıyor. Emperyalizmin Suriyelilerin Türkiye'de kalmasını istemesinin birinci nedeni Suriye'nin kuzeyinde kurulması hedeflenen PKK'istanın önündeki Arap etnik duvarını yıkmaktır. Emperyalizmin Suriyelilerin, Türkiye'de kalmasını istemesinin ikinci nedeni ise gelecek on yıllarda Türkiye'de bir Kürdistan kurmak için çıkarılacak iç savaşta Suriyeli sığınmacılardan istifade etmektir. Türkiye'de Türk-Kürt iç savaşı çıkartamadılar, mezhep çatışması körükleyemediler. Bu milletin mayası çok sağlam. Ama şimdi dışarıdan, iç savaştan geçmiş bir milleti Anadolu'ya taşıyarak, korkunç bir gerilim yaratarak, Türkiye'nin geleceğine yönelik bir suikast düzenleniyor. Konuşmaların ardından Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler, Özdağ ve Kalafat’a teşekkür ederek plaket ve Burhaniye zeytin, sabun ve Zeytinyağı'ndan oluşan hediye paket verdi.




Haber Yorumları
Bu Haberde Yönetici onayı bekleyen 0 Yorum var.
Habere Yorum Bırak
Güvenlik Kodunu Giriniz

K8C2

Haber İhbar



KÖRFEZEXPRES Künye

Sahibi

Orhan TÜFEKÇİLER

Genel Yayın Yönetmeni

Orhan TÜFEKÇİLER

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

Şenol TORLAK

Webmaster

Ekrem GÖKÇE

Mail

korfezexpres@gmail.com

Tel

0545 280 38 28